Yapay tatlandırıcılar kilo vermeyi engelliyor

0
4

Yıllarca  şeker yerine ‘tatlandırıcı’ kullanarak kilolardan kurtulmaya çalıştık. Önce çayda şekerin yerini aldı. Sonra baklava ve tatlı yapımında dahi kullanılmaya başlandı. Şekere oranla daha tatlı. Bu nedenle az yer kapladığı için hazır toz içeceklerde kullanılıyor. ABD’de yapılan bir araştırma sonucu tatlandırıcıların zayıflamayı sağlayan bir enzimi etkisiz hale getirdiğini ortaya çıkardı. NTV’de araştırmayla ilgili bir haber yayınlandı. İşte ‘tatlandırıcı efsanesini’ yerle bir eden o haber:

“Tıp dünyasında uzun zamandır tartışmalı olan bir konu daha netlik kazandı. Piyasada diyet olarak satılan tatlandırıcı ürünlerin, zayıflamayı engellediği bilimsel olarak kanıtlandı. Amerikalı araştırmacılar, sentetik tatlandırıcılı ürünlerin, ters etki yaparak vücutta obeziteyi engelleyen bir enzimin çalışmasını önlediğini ortaya çıkardı.” 

Zayıflamaya yardımcı oldukları gerekçesiyle, şekere alternatif olarak kullanılan sentetik tatlandırıcıların tam ters etki yarattığı, zayıflamayı engellediği kanıtlandı.

ABD’deki Massachusetts Hastanesinde görevli araştırmacılar, tatlandırıcıların obeziteyi önleyici bir sindirim enzimini engellediğini ortaya koydu.

Bilim insanları, araştırmada diyet olarak adlandırılan ürünlerde en çok kullanılan aspartam maddesini inceledi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde söz konusu maddenin, “ıntestınal alkalik fosfataz” adlı bir enzimi bloke ettiği kanıtlandı.

TATLANDIRICILAR OBEZİTEYLE MÜCADELE EDEN ENZİMİ BLOKE EDİYOR

İnce bağırsaklarda bulunan enzim, yüksek tansiyon, obezite ve metabolizma bozukluklarına karşı etki gösteriyor.

Aspartam, enzimi doğrudan engellemiyor. Tatlandırıcılı bir yiyecek ya da içecek tüketildiğinde, midede “fenilalin” adlı aminoasit oluşuyor ve bu madde, yararlı sindirim enziminin etkilerini sıfıra indiriyor.

Beslenme uzmanları, özellikle sıcak ve soğuk içeceklerle, gıda maddelerinde şekere alternatif olarak kullanılan sentetik tatlandırıcıların aslında zayıflatıcı bir etkisi olmadığından uzun süredir şüpheleniyordu. Ancak bugüne kadar bilimsel bir kanıt ortaya konamamıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here