Vezikoüreteral Reflü (VUR) Nedir?

0
3

NEDEN VE BELİRTİLER İdrar kanalının ve idrar kesesine açılan noktanın genetik bozukluğu vezikoüreteral reflünün en sık karşılaşılan nedenidir. Yapılan araştırmalarda vezikoüreteral reflünün oluşmasında genetik faktörlerin çok büyük bir öneme sahip olduğu belirlenmiştir. Anne ve babasında vezikoüreteral reflü olan çocuklarda % 70, kardeşinde olanlarda ise % 30 oranında hastalığın görülme olasılığı vardır. Çocukluk çağında reflünün tedavi edilmemesi halinde ilerleyen dönemlerde çocuklarda yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği gibi hastalıkların görülme riski artar. Vezikoüreteral reflü belirtileri fazla olmamakla birlikte, hastalık özellikle çocuklarda ve bebeklerde görüldüğü için belirtinin fark edilme olasılığı da düşüktür. Ancak sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrar yapma bozuklukları, idrar yapamama ve idrar kaçırma gibi sorunlar hastalığın belirtileri olarak gösterilebilir.

TEŞHİS VE TEDAVİ: Hastanın aile öyküsü de dahil olmak üzere ayrıntılı tıbbi öyküsünün alınması vezikoüreteral reflü teşhisinin ilk aşamasını oluşturur. Ancak hastalığın kesin teşhisi için görüntüleme ve radyolojik incelemelerin yapılması gerekir. Mesane ve alt üriner sistemin değerlendirilmesi için mesaneye bir sonda ile verilen kontrast madde aracılığıyla, işeme sırasında idrar yollarının görüntülenmesi sağlayan voiding sistografi tekniği hastalığın kesin teşhisi ve derecelendirilmesi açısından çok önemlidir. Bunun yanında hastalığın teşhisinde böbrek dokusu gözlemlemek için sintigrafi ve idrar kaçırma ya da kalıntı idrar durumunda, alt idrar yolunun işlevsel anormalliklerini ortaya çıkarmak için yapılan ürodinami gibi yöntemlerden de yararlanılır. Vezikoüreteral reflü tedavisinde hastanın yaşına, hastanın genel sağlık durumuna ve hastalığın derecelerine bağlı olarak antibiyotik tedavisi veya cerrahi operasyonlar şeklinde iki farklı yöntem uygulanır. Antibiyotik tedavisi genellikle böbreğe idrarın geri kaçması sonucu ortaya çıkabilecek enfeksiyon durumunun önlenmesi ve böbrekte hasar oluşmasını engelleme amacıyla tercih edilir. Bu tedavi, böbrekte kalıcı hasarları önleyebilir, fakat reflünün yok edilmesi konusunda etkisizdir. Hastalığı hafif geçirenlerde yada ameliyat için uygun olmayan hastalarda sıklıkla kullanılan tedavi yöntemidir. Cerrahi operasyonlar ise reflünün derecelerine göre açık yada kapalı ameliyat şeklinde yapılır. Bu tedavi yöntemlerinde başarı şansı antibiyotik tedavisine göre çok daha yüksektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here