reflü

Ülkemiz toplumunda sıklıkla görülmekte olan ve haftada bir defa yaşanan mide sorunları başında gelen reflü hastalığı, toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde görülmektedir. Avrupa’da ise görülme sıklığı daha düşük olan bu hastalık, erkek veya kadın arasında belirgin bir fark göstermemektedir. Bu hastalık için reflü belirtileri genellikle mide ülseri ile karıştırılsa da aslında tamamen farklı bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkta mutlaka bir gastroenteroloji doktoruna başvurulmalıdır.

Reflü Neden Olur?

Gastroenterolojik bir rahatsızlık olan reflü hastalığı, yemek borusunun çok uzun süren mide asidi içeriği ile temas etmesinden kaynaklanır. Mide asidi içeriği, yemek borusuna çok uzun süre temas ettiği zaman yemek borusunda hasar oluşur. Bu hasar yemek borusunda yanma hissi oluşturur. Anatomik yapıda yemek borusunun alt kısmında alt özofagus sfinkteri olarak adlandırılan kas benzeri bir kapak yapısı bulunur. Bu kapak yapısı mide asidinin yemek borusuna geri kaçmaması için işlev gösterir. Genel olarak reflü hastalığının nedenleri arasında gösterilen kapağın sıklıkla gevşemesi, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasına neden olur. Bu durumda rahatsızlık oluşur.

Tıbbi olarak yapılan bu açıklama dışında hastalığın nedenleri arasında yanlış yaşam stilleri ve yanlış beslenme şekilleri bulunmaktadır. Yeme alışkanlıklarında görülen bozukluklar, kullanılan yanlış ilaçlar, hamilelik durumu veya hızlı kilo alıp verme hastalığa neden olabilir. Diyabet ve tansiyon gibi rahatsızlıklarda da hastalık oluşabilir.

Reflü Belirtileri

Halk arasında reflü belirtileri denildiğinde akla gelen ilk nokta belirli gıdalar olmaktadır. Bu gıdaların tüketilmesi sonrasında görülen belirtiler arasında mideden boğaza kadar oluşan bir yanma hissi görülür. Hastalığın en sık görülen bu belirtisinde mide içeriği ve asidi ağza kadar ulaşır. Bu durumda yutma güçlüğü gibi önemli bir belirti görülür. Temel olarak diğer belirtiler arasında

  • Yutkunma sırasında ağrı görülmesi,
  • Hıçkırıklar oluşması
  • Sık sık bulantı ve kusma görülebilir.
  • Ayrıca hastalık öksürük, ses kısıklığı ve boğaz ağrısı belirtileri de gösterebilir.

Reflü Nasıl Geçer?

Mide, yemek borusu ve bağırsak sistemi ile ilgili bir hastalık olan reflü ortaya çıkan belirtiler sonrasında gastroenteroloji kontrolleri ile teşhis edilebilir. Genel belirtilerin görülmesi sonrasında yapılan muayenelerde gastroözofajial rahatsızlık tanısı konabilir. Ayrıca tanı konulması için endoskopi, kontrastlı grafiler ve manometrik çalışmalar yapılabilir.

Hastalığın tespiti sonrasında tedavi için en önemli nokta yaşam tarzında düzelme uygulanmasıdır. Özellikle yaşam tarzının düzenlenmesi ve belirli ilaçlar kullanması hastalığı kontrol altında tutmaya yeterli olabilir. Genellikle mide asidini baskılayan ilaçlar kullanılabilir.

Obezite, karın basıncını artırdığı için hastalığı şiddetlendirebilir. Bu nedenle tedavi aşamalarından birisi de fazla kilolardan kurtulmaktır. Sigara ve alkolden uzak durmak, yağlı yemek ve kızartmaları azaltmak önemlidir.

Rahatsızlık tedavi edilmediğinde kanamalar, ses kasılmaları ve kilo kaybı oluşabilir. Hastalığın tedavisinde belirli bir süre diyet uygulanması gerekebilir. Tüm bu önlemlere ve tedavi yöntemlerine rağmen rahatsızlık giderilemiyorsa, ameliyat yöntemi denenebilir.

Reflü İlaçları

Gastroözefageal reflü olarak sıklıkla rastlanan bu hastalığın sebebi genellikle organiktir. Yani sadece yaşam tarzı ve yiyecek değişimleri ile düzelmeyen rahatsızlıklarda ilaçlar kullanılması gerekebilir. Anti asit grubu olarak adlandırılan bu ilaçlar, yemek borusunu ve mide sistemini korur. İlaçların temel amaçları mide asidini bastırmaktır. Mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereken bu ilaçlar; H2 brokerları ve proton pompa inhibitörleri gibi türler barındırır. Ayrıca mide asidinin yemek borusuna kaçışını yavaşlatıp aşağıya çeken prokinetik ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar arasında sıklıkla bilinen Talcid, Rennie, Lansor ve Nexium gibi ürünler bulunmaktadır.

Reflü Ameliyatı

Günümüzde reflü hastalığının tedavisi için ameliyatlar sıklıkla uygulanmaktadır. Cerrahi operasyon yoluna gidilmesi için ilaç ve besin tedavilerinin yeterli bulunmaması gerekir. Yıllarca sürebilecek bu tedaviler sonucunda etkin bir sonuç elde edilmediğinde, reflü ameliyatı uygulanabilir. Bu ameliyatlarda en sık uygulanan yöntem ise nissen fundoplikasyon olmaktadır. Bu yöntem, yemek borusunun mide ile buluştuğu noktada kapak sisteminin güçlendirilmesi işlemidir. Mide fıtığı onarılması ile birlikte sağlanan bu cerrahi operasyon, altın standart olarak laparoskopik cerrahi ile yapılır. Yani bu ameliyat kapalı yöntem ile gerçekleştirilerek etkili bir sonuç sağlar.

Reflü Diyeti

Yaşam ve beslenme biçimi ile doğrudan alakalı olan reflü rahatsızlığında özellikle tüketilmemesi gereken yiyecekler bulunmaktadır. Rahatsızlığın belirtilerini en alt seviyeye ulaştırmak istediğinizde, reflü diyeti sağlanabilir. Bu diyet içerisinde her insanın duyarlılığı ve beslenme yapısı farklı olduğu için uzak kalması gereken yiyecekler vardır. Bu yiyecekler arasında özellikle tedavi sürecinde;

  • Portakal ve limon gibi asitli gıdalar tüketilmemelidir. Bilhassa aç karnına yenilmemelidir.
  • Likopen içermesine rağmen sağlıklı olan domates, aç karnına tüketilmemelidir. Hatta çiğ domates tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Acı biber, karabiber, fazla tuz ve diğer baharatlar rahatsızlığı tetikleyebilir.
  • Mide rahatlığı sağladığı düşünülen nane tetikleyici bir gıda olarak bilinmektedir.
  • Fıstık, yağlı etler ve kaşar peyniri rahatsızlık oluşturabilir.
  • Alkol ve sigara bilhassa bu rahatsızlıkta sakıncalı gıdalardandır.
  • Çay, kahve, asitli içecekler ve buzlu çay gibi ürünler kafein içeriği nedeniyle çok sık tüketilmemelidir.
  • Aç karnına çikolata tüketilmesi ve çok tüketilmesi tek başına rahatsızlığa neden olabilir.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler

Temel olarak reflü rahatsızlığında faydalı bulunan bazı yiyecekler de bulunmaktadır. Gündelik olarak diyet için beslenmeye eklenebilecek bu yiyecekler arasında kolayca sindirilebilecek bitkisel gıdalar bulunmaktadır. Örneğin, bitkisel kaynaklı protein içerikleri olarak siyah fasulye, taze fasulye ve mercimek tüketilebilir.

Mide asidi salgılanmasını engelleyen lifli besinler olarak muz, armut, kavun ve şeftali tüketilebilir. Kepekli tahıllar, yulaf ezmesi ve makarnalar tüketilebilir. Özellikle domates dışındaki tüm sebzeler sağlıklı şekilde tüketilebilir. Bilhassa patates ve lahana rahatsızlıkta iyi gelmektedir. Anason yağı, adaçayı, ısırgan otu, kimyon, papatya ve çörek otu iyi gelen gıdalar arasında bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here