mesane taşı

Mesane taşı, mesane içerisinde meydana gelmiş ya da böbrek veya üreter kanalında oluşarak mesaneye ilerlemiş taşlara verilen addır. 

MESANE TAŞI NEDENİ VE BELİRTİLERİ

Böbrekler kanı süzerek idrarı oluştururken vücut için zararlı kabul edilen tüm bileşikleri filtreler. Süzülme sonrası “atıklar”, birçok erimiş elektrolitlerle (ürat, fosfat, oksalat tuzları) birlikte mesanede toplanır. Su tüketiminin azaldığı durumlarda ya da benzer sebeplerden idrar miktarında azalma olduğunda bu elektrolitler aşırı yoğunlaşıp kristalize olur.

Bu kristallerin vücuttan atılması halk arasında “kum dökme” olarak bilinir. Bu aşamadan sonra böbrek ve idrar yollarında bir daralma olduğunda, biriken idrar daha kolay çökerek taş oluşumuna zemin hazırlar. Gereğinden fazla doymuş tuz tüketilmesi, genetik yatkınlık, az su tüketmeden kaynaklı veya başka çeşitli sebeplerle vücudun sıvı kaybetmesi, hareketsiz yaşam, tek yönlü beslenme, aşırı D vitamini alımı ve aşırı proteinle beslenme, taş oluşumunda etkilidir.

Bazı hastalıklar da mesane taşına neden olmaktadır. Bunlar Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), sarkoidoz hastalığı, diyabet ve tüberkülozdur. Çok nadir olsa da hamilelik de mesane taşı oluşumuna neden olabilir. Mesane taşı belirtileri genelde çok nettir. İdrar yaparken ağrı ya da yanma hissi, kesik kesik idrar yapma ve idrarın sonlarına doğru ağrının şiddetlenmesi, ilk ve en anlaşılır belirtiler arasındadır.

Fazla hareket edildiğinde ya da zıplama, koşma gibi hareketlerde (taşın hareket etmesiyle) ağrı duyulması, bulantı – kusma ve zaman zaman baş dönmeleri de diğer mesane taşı belirtileridir. Erkeklerde mesane taşı ağrısı penisin kök kısmına ve ucuna yansır. Kadınlarda ise bu ağrı vajinal bölgede görülür. Bazen hem erkek hem kadın hastalarda anüs ile idrar torbası arasında kalan bölgede ağrı hissedilir. Mesane taşları vücutta enfeksiyona sebep olabilir. Bu nedenle hastada göbeğin alt kısmında şişlik ve şiddetli ağrı, ateş, titreme, bulanık idrar yapma ve idrarını yapamama gibi problemler ortaya çıkar.

MESANE TAŞI TEŞHİS VE TEDAVİSİ

Teşhis için fizik muayene ile hastanın öyküsü alındıktan sonra idrar tetkikleri ve görüntüleme testleri yapılmaktadır. Röntgen filmi mesane taşının bulunduğu bölgeyi yüzde 85 doğrulukla tespit eder. Röntgenle belirlenememesi durumunda hastaya ultrason yapılır. Bununla birlikte ilaçlı böbrek filmi ya da bilgisayarlı tomografi yapılarak da mesane taşı teşhisi konulabilir. Tedavide yardımcı olacak diğer bulgu taşın boyutu ve sayısıdır. Bu sebeple mesane taşı 0.5 santimin altında ise hastaya bol su içmesi önerilir.

Bununla birlikte sıcak su oturma banyosu, hareketli yaşam ve kanal genişletici ilaç tedavisi doktor önerisiyle uygulanır. Bunun haricinde genellikle cerrahi müdahaleye gerek duyulmaz. Ancak mesane taşı 0.5 santimden büyük, 2 santimden küçük ise endoskopik (kapalı) olarak mesanedeki taşı kırmak için lazer, ultrasonik veya elektrohidrolik gibi çeşitli taş kırma cihazları ile tedavi gerçekleştirilebilir.

Taşların parçalanarak düşmesi amaçlanır. Bazı durumlarda ise cerrahiye gerek duyulmaktadır. Genellikle kapalı yöntem olarak bilinen sistoskopi ameliyatı tercih edilir. Fakat bu gibi operasyonlarda alınamayan mesane taşı açık ameliyatla çıkarılır. Bunun için karın alt bölgesinde birkaç santimlik bir kesi yapılır ve ameliyat gerçekleştirilir.

Mesane taşı alındıktan sonra rahatsızlığın tekrar etmemesi için günde 2 litreye yakın su tüketilmelidir. Bunun yanında tek yönlü beslenmeden vazgeçilip lifli ve besin değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Hareketsiz yaşamdan, taş oluşturabilecek besinlerden ve aşırı tuz tüketiminden uzak durulmalıdır.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Üroloji

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here