Medikal ve sağlık sektöründeki yeni teknoloji ve uygulamalara ev sahipliği yapan “5. Hastane Donanımları, Medikal Cihaz ve Sağlık Hizmetleri Fuarı (İstanbul Health Expo-İstanbul Sağlık Fuarı) ile 3. Uluslararası Bütünleşik Sağlık ve Bakım Kongresi” 29 Kasım – 2 Aralık tarihleri arasında CNR EXPO Yeşilköy’de gerçekleştirildi. Kongrede Türkiye’nin medikal turizmdeki 5.6 milyar dolarlık gelir hedefine, termal sağlık turizminde dünyada 7’inci Avrupa’da 3’üncü sırada olduğuna dikkat çekilerek, bu alanlarda yapılan çalışmalar masaya yatırıldı.

DÜNYADA İLK 5 OLACAĞIZ

Kongrede Türkiye’nin bakım turizmi hedeflerini anlatan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şube Müdürü Mehmet Kürşat Aldemir, 10. Kalkınma Planı’na göre Türkiye’nin medikal turizmde dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer alma ve 5.6 milyar dolar gelir elde etme hedefi olduğunu hatırlatarak, “Engelli ve yaşlı bakım turizmindeki çalışmalarımızı sağlık turizminin hedeflerine göre düzenliyoruz. Bakım turizmi için hedef pazarımız üzerine analiz çalışmaları yaparak, ülkemizin tanıtımını yapıyoruz. Henüz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nda konuyla ilgili müstakil bir bilim yok. Sadece bakım turizmi ile ilgilenecek bir ekibin oluşturulmasına ihtiyaç var” diye konuştu. Uluslararası Bütünleşik Sağlık ve Bakım Kongresi’nde sağlık bakım turizminde Türkiye’nin dünyadaki yeri, Türkiye’nin medikal turizm hedefleri, yaşlı bakım hastalarında termal sağlık turizmin yeri, ulusal ve uluslararası ölçekte iş sağlığı ve güvenliği gibi sağlık alanında ilgi çekici pek çok konu masaya yatırıldı. Yerli ve yabancı sağlık profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gören kongrede, 6 salonda, 70 oturum gerçekleşti ve 200’ün üzerinde konuşmacı, 20 ülkeden, 500’ü yabancı olmak üzere toplam 3 bin 500 katılımcı ile buluştu.

TERMAL SAĞLIK TURİZMİNDE AVRUPA’DA ÜÇÜNCÜYÜZ

Yaşlı bakım hastalarında termal sağlık turizminin yeri hakkında bilgi veren Bursa Sağlık Turizmi Derneği’nden Çiğdem Atalmış, Türkiye’nin termal sağlık turizminde dünyada 7’inci Avrupa’da ise 3’üncü sırada olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya hızla yaşlanıyor. Yaşlılığa bağlı kronik hastalıklarımız da artıyor. Dünya nüfusunun yüzde 9’unu 65 yaş üstü oluşturuyor. 2100’de yaşlı nüfus ömrün uzamasına bağlı olarak artacak. Buna bağlı olarak küresel sağlık termal turizmi bir endüstri haline geldi. Kar marjı çok yüksek olan termal sağlık turizmi bölgesel gelişmeye katkı sağlıyor. Hawaii, Finlandiya, İspanya, Malezya, Slovakya, ABD Macaristan Japonya, Fransa’nın termal turizm konusunda ciddi yatırımlar var.”

5 YILDA 7 MİLYON KİŞİ AĞIRLADIK

Atalmış, Türkiye’nin termal turizmi alanında kaplıca tedavileri, fizik tedavi ve rehabilitasyon, içme kürleri, diyetisyenlik, detoks kürleri ve medikal tedaviler konusunda başarılı olunduğunu belirterek, “Medikal turizmde son 5 yılda 7 milyon kişi ağırlamışız. Doluluk oranlarımız yeterli değil. Termal sağlık turizmi konusunda Macaristan ve Romanya’da özellikli programlar mevcut. Tesislerinde yüzbinleri ağırlıyorlar. Avusturya 1350 kişiyi tedavi edecek tek bir tedavi merkezine sahip. Türkiye’de Yalova, Bursa, İzmir, Afyonkarahisar’da merkezlerimiz var. Mevcut kaynakların fizibilitesi yapılmalı. Kaynağın bulunduğu yerin tarihi kültürel doğal güzellikleri ortaya konmalı. Dünyada termal sağlık turizminde başarılı olmak için 3. yaş yaşam merkezleri oluşturmaya yönelik potansiyel ve farkındalığımızı ortaya koymalıyız. İskandinav ülkeleri bu alanda yatırım yapmaya hazır. AB ülkelerinin tercihi olan ülkemiz termal sağlık turizmi için biçilmiş kaftan” diye konuştu.

SAĞLIKLI YAŞAM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL, DOKTOR-İLAÇ İLİŞKİSİ VAR

Türkiye’deki doğa turizmi ve sağlıklı yaşam merkezleri ile ilgili bilgi veren iş adamı Salih Kadayıfçıoğlu, Türkiye’de sağlıklı yaşam kültürü değil de doktor ilaç ilişkisi bulunduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Son dönemlerde özellikle Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan Halk Sağlığı Merkezleri’ni görüyoruz. Yakın bir zamanda 100 adet de sağlıklı yaşam merkezlerinin kurulacağının duyumunu aldık. Sağlık Bakanlığı’nın ilaç giderlerinin yüzde 25’ini şeker hastaları oluşturuyor. Buradan yola çıkarsak sağlıklı yaşam merkezlerinin önemini daha da iyi anlarız. Sağlık turizmi konusunda ülkemizde gayretli çalışmalar var ama bu konuda felsefe yok. Biz sağlık turizmi felsefesi için epey bir kafa yorduk. Türkiye, dijital platformu da dikkate alarak ona göre sağlık turizmi politikalarını belirlemeli. 2030’lu yıllar düşünülerek yapılan şehir hastanelerimiz geliyor. Bunları da sisteme kazandırmak adına hızlı bir şekilde booking sistemini hayata geçirmeliyiz.” Devletin bu bütçe için 100 milyon dolar bütçe ayırması gerektiğini belirten Kadayıfçıoğlu, “Bu parayı ben de devletimiz için fonlardan bulabilirim. Çok karlı bir iş olduğu için bu işe para yatıracak tonlarca fonlar var Benim girişimin parasal amaçlı değil sosyal girişimdir” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here