Makula Dejenerasyonu

Makula dejenerasyonu, “sarı nokta hastalığı” olarak da bilinir. Merkezi görmeden sorumlu bir retina hastalığıdır. Özellikle 50’li yaşlardan sonra sıkça görülür.

MAKULA DEJENERASYONU NEDENİ VE BELİRTİLERİ

Gözün merkezinde yer alan retinadaki makula bölgesi, cisimleri ayrıntılarıyla, net olarak görmeyi sağlar. Eğer makula bölgesinde fonksiyon kaybı yaşanırsa merkezi görme etkileneceği için hastalığın başlarında uzaktaki ve yakındaki cisimler eğri olarak görülür, görme alanındaki merkezde ise siyah bir odak meydana gelir.

Makula dejenerasyonunun iki tipi vardır. Kuru tip olanına daha sık rastlanır ve sarımsı yağ birikintilerinin oluşması ile meydana gelir. Yavaş bir seyir izleyerek görme kaybı ve özellikle görme alanının ortasında siyah bir alan olarak belirti verir. Yaş tip ise makula dejenerasyonu hastalarının yüzde 10-15’ini oluşturur. Ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Makula denen bölgede yeni damar oluşumları ile karakterizedir.

Bu damarlarda oluşabilecek kanama ve yara dokusuna bağlı olarak geri dönüşümü olmayan, kalıcı görme azalmasına neden olabilir. Sarı nokta hastalığının esas risk etkenleri, kişinin yaşı ve kalıtımsal özellikleridir. Diğer risk etkenleri ise hipertansiyon, sigara, sağlıksız beslenme şekli, açık saç ve göz rengi, lipid – kolesterol yüksekliği, aşırı kilo ve güneş ışığına uzun süre maruz kalmadır. Makulanın normal fonksiyonunu yapmasını engelleyen makula dejenerasyonu tamamen görme kaybına neden olmaz. Ancak görmede belirgin bir azalma olur. Görme kaybı, cisimleri veya çizgileri eğri veya kırık görme, göz önünde karartılar, görme kalitesinde bozulma, renk görmede bozukluklar başlıca belirtileridir.

MAKULA DEJENERASYONU TEŞHİS VE TEDAVİSİ

Erken tanı ve erken başlanan tedavi büyük önem taşır. Çünkü mevcut tedavilerle var olan görme kaybı çoğunlukla geri döndürülemez, ancak ilerlemesi durdurulabilir. Tanı ve takip aşamasında floressein fundus anjiografisi (FFA), indosiyanin yeşil anjiografi (ICG) ve Optik coherens tomografi (OCT) gibi ileri göz tetkikleri yapılmaktadır. Kuru tipte koruyucu tedavi, yaş tipte ise göz içine iğne tedavisi ve fotodinamik tedavi uygulanır.

Koruyucu tedavide anti-oksidan A, C, E vitaminleri, lutein ve çinko desteği sağlanır. Göz içine iğne tedavisi yöntemi damla ile uyuşturularak yapılır. Bu uygulama sırasında hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Fotodinamik tedavide ise önce toplardamardan özel bileşimde verteporfin adında bir ilaç verilerek, düşük şiddette bir lazer uygulanır.   Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Göz Hastalıkları ve Sağlığı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here