Hipertansiyon Nedir?

0
4

Kanın damar duvarına yaptığı basınca tansiyon denir. Bu basıncın normal değerlerinin üzerinde olmasına ise hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilir. Tüm dünyada yoğun olarak görülen bu hastalık, Türkiye’deki araştırmalara göre her üç kişiden birinde görülmektedir. Kişinin yaşının ilerlemesiyle birlikte hastalığın görülme riski de artmaktadır.

 

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriterlere göre bütün ırklarda, uluslarda, cinsiyetler arasında ortalama büyük kan basıncının 120 mmHg, küçük kan basıncının ise 80 mmHg  olması normal tansiyon olarak kabul edilmektedir. Ancak kan basıncı, devamlı olarak 140/90 mmHg değerleri üzerinde seyrediyorsa hipertansiyon hastalığından söz edilebilmektedir. Bireylerde kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heycanlıyken yüksektir. Hipertansiyon hastalığının nedenleri tam olarak bilinmese de çok büyük oranda genetik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Ailesinde yüksek tansiyon hastası bulunan kimselerde hipertansiyon görülme riski yüksektir. Ayrıca aşırı miktarda tuz alımı, stres, obezite, alkol ve sigara tüketimi, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum içeren besinlerin yetersiz tüketilmesi, tiroid hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici ilaçlar da kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Hipertansiyon genelde hiçbir belirtisi olmayan tehlikeli bir hastalıktır. Ancak aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk, halsizlik, yorgunluk, vücutta karıncalanma, aktivitelerde zorluk, vücutta şişlik, çok sık idrara çıkma hipertansiyon belirtileri arasında görülebilmektedir.

 

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Hipertansiyon erken teşhis edildiği takdirde hastanın yaşam kalitesini etkilememektedir. Hastalığın tanısının konulabilmesi için, doktorlar veya hemşireler tarafından farklı zamanlarda yapılan en az üç ölçümde kan basıncı değerlerinin 140/90 mmHg üzerinde olması yeterlidir. Bunun yanında detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi , kan ve idrar testlerinin yapılması da hipertansiyonun teşhisinde önem teşkil etmektedir. Hipertansiyon tedavisinde hastalığı etkileyen risk faktörlerinin olup olmadığı araştırılması ve zararlı olan yüksek basıncın düşürülmesi en önemli adımdır. Eğer hastada şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve organ hasarı varsa kan basıncının daha düşük olması gerekmektedir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü, beslenme alışkanlıkları özellikle tuz alımının kısıtlanması yatmaktadır. Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturmaktadır. İlaç tedavisinde sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların korunması da amaçlanmaktadır. Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürmektedir. Hastalar tedavi edilmediği takdirde kalp yetersizliği, kalp büyümesi, damarlarda daralama, felç, körlük, inme veya böbrek yetersizliği gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir.

 

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Dahiliye, Kardiyoloji, Nefroloji, Nöroloji

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here