Göz hastalıkları hayat kalitesini düşüren ve görmeyi farklı ölçülerde etkileyebilen sağlık problemleridir.  Göz hastalıkları nedenleri gibi göz hastalıkları belirtileri de değişiklik gösterebilir.

Göz hastalıkları belirtileri kimi zaman önemsenmeyecek denli basit olabilirken bazı durumlarda görme kaybına varan ciddi semptomlarla ortaya çıkabilir. Göz hastalıkları belirtileri yaşayan kişilerin mutlaka göz muayenelerini yaptırmaları ve göz hastalıkları tedavisi sürecini başlatmaları gerekir.

Göz Hastalıkları Çeşitleri

Çeşitli göz hastalıkları vardır. Bunlar; göz kuruluğu, şaşılık, katarakt, diyabetik retinopati, sarı nokta hastalığı, göz kapağı hastalıkları, katarakt, glokom hastalığı, keratokonus, renk körlüğü, üveit, göz tembelliği, astigmat, gece körlüğü, presbiyopi, uçuşan cisimler, konjonktivit, retina dekolmanı ve miyopi hastalıklarıdır.

Göz Kuruluğu

Gözyaşı kalitesinin ve miktarının farklı nedenlerle azalması sonucu ortaya çıkan göz kuruluğu; batma ve yanma gibi belirtiler ile kendini gösteren, tedavi edilmediği takdirde kronikleşip görmede bulanıklığa yol açabilen bir sağlık sorunudur.

Yüksek yoğunluklu ışığa maruz kalınması, diyabet, göz tansiyonu, medikal ilaçların kullanılması, nemi az olan ortamlarda vakit geçirilmesi ve ilerleyen yaş gibi farklı nedenlerle oluşan göz kuruluğunun tedavisi için genellikle korneanın nemli kalmasını sağlayan göz damlaları kullanılır. Eğer sorun göz damlalarının kullanımı ile giderilemezse bir ihtimal cerrahi müdahaleye başvurulabilir.

Şaşılık

Göz kaslarında meydana gelen güç dengesizliği sonucu gözlerin tekinde ya da her ikisinde birden meydana gelen kaymaya şaşılık denir. Şaşılık; yukarı, aşağı, içe ya da dışa olabilir. Şaşılığın türü güç azalmasının ya da artmasının hangi göz kaslarında meydana geldiği ile yakından ilişkilidir.

Şaşılık tedavisinde kullanılabilen farklı yöntemler bulunur. Kişi şaşılık belirtileri yaşadığında zaman kaybetmeden uzmanlara başvurmalı ve şaşılık tedavi yöntemleri sürecini başlatmalıdır. Şaşılığın sebepleri ve sonuçları dikkate alınarak kapama tedavisi, gözlük kullanımı, ortoptik tedavi, botoks tedavisi ve cerrahi yöntemler arasından seçim yapılır.

Diyabetik Retinopati

Şeker hastalığına bağlı gelişen ve tedavi edilmediği takdirde görme kaybına neden olabilen diyabetik retinopatide retinayı besleyen kılcal damarların fonksiyonları azalır.

Diyabetik retinopati hastalığının ilerlemesinin durdurulması için hastaların kan şekeri seviyelerini kontrol etmeleri ve tansiyonlarını baskılamaları gerekir. Henüz diyabetik retinopati sorunuyla karşılaşmayan şeker hastalarının önlem almak amacıyla düzenli olarak göz muayenesine gitmesi önerilir.

Sarı Nokta Hastalığı (Maküler Dejenerasyon)

Retinada yer alan makula merkezinin ilerleyen yaşa bağlı olarak yapısal değişime uğraması ve bunun sonucunda görmenin keskinliğinin azalması durumuna “maküler dejenerasyon” adı verilir. Görmede bulanıklaşma ve görme merkezinde boşluk oluşumu gibi belirtilerle kendini gösteren maküler dejenerasyon nadir de olsa görüşün tamamının kaybedilmesine neden olabilir.

Göz Kapağı Hastalıkları

Gözde batma ve yanmalara sebep olan; estetik olarak sorun yaratmakla birlikte hayat kalitesini azaltan göz kapağı hastalıkları arasında arpacık, kirpik batması ve kapak retraksiyonu olarak bilinen göz kapaklarının açık olması durumu yer alır.

Görme kaybı yaratmasalar da göz kapağı hastalıkları uzun dönemde göz kuruluğuna, kornea zararlarına ve kist oluşumuna neden olabilir. Medikal ya da cerrahi yöntemlerle göz kapağı hastalıklarının tedavisi mümkündür.

Katarakt

Göze alınan darbeler, genetik yatkınlık, hamilelik döneminde anne karnında geçirilen hastalıklar ve çoğunlukla yaşlılık nedeniyle ortaya çıkan katarakt; göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ile karakterize bir göz hastalığıdır. Katarakt oluşumu göz merceğinin ortasında, dış çeperinde ya da alt kısmında meydana gelebilir.

Tüm katarakt türleri hastalarda farklı belirtilerle ortaya çıkar. Katarakt tedavisinin en geçerli ve çözüm alınabilen yöntemi katarakt ameliyatıdır.

Yaklaşık 30 ile 45 dakika süren FAKO yöntemi ile katarakt ameliyatı sırasında hastaların opaklaşan göz merceklerinin yerine yapay mercekler takılır. Dikişsiz katarakt ameliyatı olarak adlandırılan bu yöntem sonrası hasta kısa sürede günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebilir.

Daha fazla bilgi için “Katarakt Nedir, Belirtileri Nelerdir, Neden Olur?” makalesini okuyabilirsiniz.

Glokom Hastalığı

Halk arasında “göz tansiyonu” olarak da bilinen glokom hastalığı; göz içi basıncının yüksek olması ve basıncın yükselmesi ile görme sinirlerinin zarar görmesi durumu olarak tanımlanabilir. Yavaş ilerleyen ve maalesef kalıcı göz siniri hasarına neden olabilen göz tansiyonu kontrol altına alınmadığı takdirde körlüğe neden olabilir.

Baş ağrısı, bulantı, bulanık görme ve görmede azalma gibi belirtilerle ortaya çıkan göz tansiyonu doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilir. İleri düzeyde katarakt, tümör, geçirilen göz cerrahisi ve metabolik hastalıklar glokom hastalığı oluşumunu tetikleyebilir.

Glokom hastalığı ihmal edilmemeli ve risk taşıyan kişilerin düzenli olarak göz dibi muayeneleri yaptırmaları gerekir.

Keratokonus

Kornea hastalıkları arasında yer alan keratokonus; kornea tabakasının incelmesi ve dışa doğru bombe yapması ile kendini gösteren bir göz hastalığıdır. “Kornea sivrileşmesi” olarak da adlandırılan keratokonus tedavi edilmediği takdirde ilerleyebilen bir hastalık olma özelliği gösterir.

Keratokonus tedavi yöntemleri arasında gözlük kullanımı, lens kullanımı ve cerrahi yöntemler bulunmaktadır.

Renk Körlüğü

Gözdeki renk hücrelerinin yokluğu ya da fonksiyonlarını yerine getirememesi durumunda kişinin özellikle yeşil ve kırmızı renklerini ayırt edememesi durumuna renk körlüğü denir.

Çoğunlukla doğuştan gelen bu hastalık bazımedikal ilaçların kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Doğuştan renk körlüğünün bir tedavisi bulunmamaktadır. Sonradan meydana gelen renk körlükleri için özel lensler kullanılabilir.

Üveit

Uvea adı verilenve gözün beslenmesinden sorumlu göz içerisindeki damar tabakanın iltihaplanması üveit olarak adlandırılır.

Işığa bakarken zorlanma, göz ağrısı, kızarıklık, göz kamaşması, görmede azalma, yaşarma ve görüntünün bulanıklaşması gibi belirtilerle ortaya çıkan bu hastalığa; romatizmal hastalıkların, parazitlerin, mantarların, göz travmalarının ve bazı bakterilerin yol açtığı düşünülmektedir.

Tedavi edilmediği takdirde görme kayıplarına yol açabilen üveit hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamaktadır; uygulanan tedavi yöntemleri hastalığın ilerlemesini engelleyip görmenin korunması amacını taşır.

Göz Tembelliği

“Ambliyopi” olarak da adlandırılan göz tembelliği gözlerden birinin yeterince gelişememesi nedeniyle ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Genellikle tek gözü etkiler ancak nadir de olsa her iki gözde birden görülebilir.

Gözlerden birinde miyopi, hipermetropi, katarakt ve şaşılık gibi farklı görme bozukluklarının olması göz tembelliğinin oluşumunu tetikler. Çocukluk döneminde ortaya çıkan göz tembelliği hastalığı erken dönemde teşhis ve tedavi edilirse hayat boyu yaşanabilecek görme bozuklukları engellenebilir.

Astigmat

Gözü çevreleyen kornea tabakasındaki şekilsel bozukluklar; görüşte bulanıklık, gölge oluşumu, baş ağrısı ve gözde baskı hissi gibi belirtilerle kendini gösterir.

Kornea tabakasında doğuştan ya da sonradan meydana gelen şekilsel bozukluklar astigmat olarak adlandırılır.

Astigmat küçükçe herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek kalmayabilir; ileri derecedeki astigmatlar için gözlük ya da lens kullanılması veya cerrahi yöntemlere başvurulması gerekebilir. Astigmat tek başına ya da diğer görme bozuklukları ile birlikte gözlenebilir.

Gece Körlüğü

“Retinitis Pigmentosa” ya da tavuk karası olarak bilinen gece körlüğü genetik bir göz hastalığıdır. Retina tabakasında karanlıkta görmeyi sağlayan görme hücrelerindeki bozuklukla ortaya çıkan gece körlüğü; geceleri düşme, gece görmede zorlanma, aydınlıktan karanlığa geçişte adaptasyon sorunları gibi belirtilerle anlaşılabilir.

Göz dibi muayenesiyle teşhis edilebilen gece körlüğü tek başına tedavi edilebilen bir hastalık değildir. Kişide farklı görme bozuklukları yaşandığında bu problemlerin tedavi edilmesi kişinin görme yetisini bir ölçüde yükseltebilir.

Presbiyopi (Yakını İyi Görememe – Hipermetropi)

Yakın cisimleri görmede zorlanma, küçük yazıları okuyamama, baş ağrısı ve göz kuruluğu gibi belirtilere sahip olan presbiyopi genellikle 40 yaşından sonra göz lensinin esnekliğinde azalma oluşması sonucu ortaya çıkan bir göz hastalığıdır.

Göz merceğinin sertleşmesi, ışığın retina üzerinde doğru bir şekilde odaklanamaması ve mercek çevresindeki kasların fonksiyonlarının azalması sonucu presbiyopi hastalarının gözleri yakındaki objelere odaklanamaz.

Refraktif cerrahiye başvurularak, gözlük ya da kontakt lens tedavisi uygulanarak presbiyopi hastalarının hayat kalitesi yükselttirilir.

Uçuşan Cisimler

Özellikle parlak alanlara bakarken görme alanı içerisinde uçuşan cisimciklerin görülmeye başlamasıyla kendini gösteren uçuşan cisimcikler bazı durumlarda ciddi göz problemlerine işaret edebilir.

Gözün iç kısmındayer alan vitreus sıvısındaki hücrelerin yoğunlaşması vitreus dekolmanının genişletip retina yırtılmalarına yol açabilir. Bu belirtileri yaşayan kişilerin göz muayenesi yaptırması önerilir.

Konjonktivit

Sigara kullanımı, alerjiler, hava kirliliği ve mikroplar nedeniyle ortaya çıkabilen konjonktivit; en sık görülen göz kızarıklığı nedenleri  arasında yer alır. Göz damlalarının kullanımı ile tedavi edilebilen konjonktivit; gözün saydam yüzeyini ve iç kısmını kaplayan konjonktiva tabakasında iltihap meydana gelmesidir.  Oluşan iltihap sonucunda gözdeki kılcal damarlar belirginleşir ve gözde genel bir kırmızılık oluşur.

Retina Dekolmanı

Retina tabakasının kan damarlarından ayrılıp besin ve oksijen ihtiyacını karşılayamaması durumu olarak tanımlanabilen Retina dekolmanı; ışık çakması, görme yetisinde azalma, görme alanında uçuşan cisimlerin oluşması gibi belirtilerle kendisini gösteren ve acil tedavi gerektiren bir göz hastalığıdır.

Genellikle ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artan bu hastalık göze darbe alınması sonucu herhangi bir yaşta da görülebilir.

Miyopi

Uzak mesafeleri net olarak görememe sorunudur. Miyopi genetik faktörler nedeniyle olabileceği gibi gözü çok yoran kitap okuma, yakından televizyon izleme, bilgisayar ekranına çok yaklaşma vb. aktivitelerin sıklıkla yapılması sonucu da ortaya çıkabilir. İlerleyici ve tedavisi gözlük veya lens kullanımı ile yapılabilen bir görme problemidir.

Miyopi tedavi edilmediği takdirde göz yorgunluğuna neden olabilir ve yaşam kalitesini azaltabilir. Bazı durumlarda miyopinin retina dekolmanı ve katarakt oluşma riskini arttırdığı da bilinmektedir. Yüksek derecede miyop olanlar gerekli sağlık kriterlerini karşıladıklarında lazer ile göz numaralarını küçültebilirler.

Sonuç olarak; göz hastalıkları ihmal edilmemesi gereken sağlık sorunlarıdır. Göz yapısından, alınan travmalardan, hayat tarzından ya da metabolik hastalıklardan kaynaklanabilen göz hastalıkları kişilerin hayat kalitesini düşürür. 

Görme kayıplarının engellenmesi ve risk olmaktan çıkarılması için özellikle diyabet ve yüksek tansiyon sorunu yaşayan kişilerin düzenli olarak göz muayenelerini yaptırmaları gerekir.

Bir önceki makalemiz astigmat nedir?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here