Yemek yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır. Her canlı yaşamak için kendine uygun gıdalarla beslenmek zorundadır. Çocuklar da kendi ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda yemek yiyeceklerdir. Ancak çoğu zaman anne ve babalar çocuğun adına bu işi vazife edinirler ve zaman zaman iştahlardaki düşüşler onların paniklemelerine sebep olur. Çocukların zaman zaman iştahları azalabilir. Bu durum çok normaldir ve böyle zamanlarda çocuğa baskı yapmak yeme içme problemleri oluşmasına sebep olabilir. İştahsızlığın sebeplerinden bazıları şöyledir:

Hastalığa bağlı iştah azalması

Aniden iştahın kesilmesinin altında yatan sebep bir hastalık olabilir. Bir müddet bekleyip gözlemlemekten başka yapacak bir şey yoktur. Genellikle iştahsızlığın arkasından halsizlik, huzursuzluk, ateş gibi belirtiler gelebilir.

Yeni bir dönemin başlangıcı

Bebeklerin gelişimi hep aynı hızla devam etmez. İlk 3 ay neredeyse ayda 1 kiloya yakın kilo alan bebekler 4. Aydan itibaren aylık kilo alımı 400-500 gramlara düşmeye başlar. Öyle ki anneden gelen sütün miktarı bile bu doğrultuda düzenlenir. 1 yaşından sonra ise bebeğin büyüme hızı iyice düşer. Dolayısıyla beslenme ihtiyacı da azalır. Endişelenecek bir şey yoktur. Yemek istemiyorsa yediği kadar miktarı kabul edilmeli ve ısrarcı olunmamalı.

Oyun çağı

Oyun dönemindeki çocuklar elindeki oyuncağı ya da meşgul olduğu işi bırakmak istemezler. Oyun, yemek yemekten çok daha cazip gelmektedir. Özellikle de annesinin yemek konusundaki ısrarcılığını biliyorsa. Nasılsa yeniden yemek yeme fırsatı olacaktır. Bu yüzden oyunu ertelemek istemez.

Sürekli iştahsızlık

Çocuklar yemek yemeye zorlanmazsa ihtiyacı kadar beslenmeyi ve aç kalmamayı başarırlar. Yeter ki doğru zamanda beslenme kontrolü onlara verilsin. Mücadele edilmiş ve yemeye zorlanmış çocukların beslenmeye karşı tutumları olumsuz olacaktır.

Öğünlere bağlı iştahsızlık

Üç öğün iştahla yemek yiyen çocuklar olduğu gibi, tek öğünü iştahla yiyip sonraki öğünlerde isteksiz olan çocuklar da mevcuttur. Günü ufak ufak atıştırarak geçirebilir. Daha düzenli öğünler yemesini sağlamak için öğünleri çocuğun ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek gerekebilir. Örneğin çok sıkı bir kahvaltı etmişse öğlen yemeği vaktinde henüz acıkmamış olabilir. Öğlen yemeği 1-2 saat daha geç verilebilir. Böylece yemek masasına acıkmış bir şekilde oturur.  Diğer sebebi de çok yoğun kalorili, yağlı, şekerli, tok tutucu gıdalar yiyor olması olabilir. Tek öğünle günlük ihtiyacını karşılayan çocuk diğer öğünleri hafif atıştırmalıklarla geçirmek isteyebilir. Böyle bir durumda yapılacak şey yedirilecek gıdaları öğünlere hatta günlere bölerek daha hafif yiyecekler hazırlamaktır. Örneğin sabah kahvaltısında bisküvi, pekmez, bal, tereyağı, ceviz, fındık, tahin vs. içeren bir bulamaç yerine daha hafif ve miktar olarak az yiyecek verilebilir. Bisküvi hiç kullanılmamalıdır. Bir gün tahin, pekmez ve ceviz, bir gün bal, tereyağı ve fındık kullanılabilir. Bu şekilde hem vermek istediklerimizi vermiş hem de diğer öğünlerdeki iştahına engel olmamış oluruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here