Kaşıntının deride kızarık kabarıklık, yamalar ve tırmık izleri şeklinde kendini gösterebileceği gibi herhangi bir bulgu göstermeden de varlığını ortaya koyabileceğini söyleyen Dr. Herman Mayısoğlu şu bilgileri verdi: “Kaşıntı; bölgesel veya yaygın eşlik eden bir deri hastalığı veya sistemik olarak değerlendirdiğimiz tüm vücudu etkileyen bir hastalık ile beraberlik gösterebilir. Aynı zamanda herhangi bir objektif bir bulgu yani muayene esnasında ortaya çıkartılabilen bir rahatsızlık olmadan ve yine tüm yapılan tetkiklere rağmen beraberlik gösteren bir rahatsızlık olmadan da var olabilir.

Kaşıntı; baş ağrısı, diş ağrısı, karın ağrısı gibi hastayı hekime yönlendiren çok kıymetli bir bulgudur. Nedeni ortaya çıkarmak tıpta bütün hastalıklarda olduğu gibi tedavi açısından son derece önem taşır. Ayrıntılı muayene yapılması gereken en önemli şeydir. Bundan sonra gerekirse laboratuvar tetkikleri, radyolojik tetkikler ve yine biyopsi gibi daha ileri tetkikler de yapılabilir. Ancak her şeye rağmen ne yazık ki birçok kronik kaşıntılı hastalıkta neden ortaya konamamaktadır.”

“Kaşıntının Pek Çok Nedeni Olabilir”

Kaşıntının, yaşamın her döneminde ortaya çıkabilmekle beraber, özellikle derinin kurumasına bağlı olarak ileri yaşlarda daha sık kol ve bacaklarda görüldüğünü belirten Mayısoğlu, kaşıntının çeşitli hastalıklarla olan ilişkisini şöyle sıraladı:

  1. “Egzama, sedef hastalığı, uyuz, bit, suçiçeği ve kurdeşen gibi değişik döküntülü hastalıklara eşlik edebilmektedir.
  2. Kaşıntı iç hastalıklarına bağlı olarak da izlenebilir. Karaciğer hastalıklarında özellikle safra yollarının tıkanmasına bağlı olarak, böbrek yetmezliğinde, demir eksikliği anemisinde, tiroid hastalıklarında, bağırsak parazitlerine bağlı lösemi ve lenfoma gibi kanser hastalıklarında da yaygın olarak kaşıntı görülebilir.
  3. Psikolojik hastalıklarda yine karşımıza kaşıntı çıkabilmektedir. Kaşıntı bireyin ruhsal durumunu olumsuz etkilediğinden burada ayırıcı tanı çok önemlidir.
  4. HIV –AIDS hastalığı da açıklanmayan kaşıntı durumunda mutlaka hatırlanması gereken bir tablodur.
  5. İlaç kullanımı sırasında veya sonrasında yaygın kızarıklık ve kabarıklık şeklinde olabileceği gibi bölgesel olarak da izlenebilen döküntülü tablolar da kaşıntı ile beraber ortaya çıkmaktadır.”

“Gebelikte Kaşıntı Gebelik Kolestazına Bağlı Olabilir”

Gebelik döneminde kaşıntının döküntü ile beraber veya döküntü olmadan da izlenebileceğine dikkat çeken Dr. Herman Mayısoğlu, “En sık deri kurumasına bağlı olarak gebelikte kaşıntı izlenir. Ayrıca gebeliğin sonlarına doğru safra yollarının tıkanmasına bağlı olarak izlenen gebelik kolestazı olarak isimlendirilen tablo hem anne, hem bebek açısından son derece sıkıntılı bir durum olduğundan iyi yönetilmelidir. Burada döküntü olmadan derideki tırmalama izleri kolayca izlenebilir. Gebelikte genel olarak kaşıntı, gebelik sonlanıncaya kadar devam eder” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here